Rad Suresi, 29-30, 35-36, 38, 42 Ayetlerinin Tefsiri

 

Sayın Adnan Oktar'ın 12 Şubat 2010 tarihli röportajından Ra'd Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

OKTAR BABUNA: Şeytandan Allah’a sığınırım. “Takva sahiplerine vadedilen cennet; onun altından ırmaklar akar, yemişleri ve gölgelikleri süreklidir. Bu korkup-sakınanların (mutlu) sonudur, inkar edenlerin sonu ise ateştir.” Allah takva sahiplerine vaadettiği cennetin ırmaklarının ve yemişlerinin, gölgelerinin sürekli olduğunu yani sonsuz olduğunu bildiriyor bu ayette ve sırf takva sahiplerine, iman edenlere mahsus olarak.

“Kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilen dolayısıyla sevinirler;” iman edenler, kendilerine kitap verilenler Peygambere (sav) indirilen dolayısıyla seviniyorlar, bundan bir sevinç duyuyorlar “fakat (Müslümanların aleyhinde birleşen) gruplardan, onun bazısını inkar edenler vardır. De ki: “Ben, yalnızca Allah'a kulluk etmek ve O'na ortak koşmamakla emrolundum. Ben ancak O'na davet ederim ve son dönüşüm O'nadır.” Fakat bunun yanında Müslümanların aleyhinde birleşen grupların olduğunu Allah ve onların inkar edeceklerini bildiriyor. Dolayısıyla hem inananları, hem de inanmayanları Allah ben yarattım diyor.

SUNUCU: “Andolsun, senden önce de elçiler gönderdik, onlara eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmaksızın (hiç)bir elçiye herhangi bir ayeti (mucizeyi) getirmek olacak iş değildi. Her ecel (tespit edilmiş süre) için bir kitap (yazı, hüküm, son) vardır.”

OKTAR BABUNA: Allah Peygamberler gönderdiğini, senden önce de Peygamberler gönderildi diyor. Allah’ın emrinin dışında hiçbiri için herhangi bir ayet, bir mucize getirmek mümkün değil. Sadece Allah’ın emriyle olduğunu bildiriyor Allah.

ADNAN OKTAR: Değil mi, şahsi gücü yok Peygamberlerin, Allah’ın yaratmasıyla oluyor.

SUNUCU: Bismillahirrahmanirrahim. “İman edip salih amellerde bulunanlar, ne mutlu onlara. Varılacak yerin güzel olanı (onlarındır).”

OKTAR BABUNA: Açıklamıştınız Hocam salih ameli, samimi yapılan işlerin hepsi salih amel oluyor inşaAllah. Samimiyet burada vurgulanıyor.

“Onlardan öncekiler de hileli-düzenler kurmuşlardı; fakat düzen kuruculuğun (tedbirlerin, karşılık vermelerin) tümü Allah'a aittir. Her bir nefsin ne kazandığını O bilir. Bu yurdun sonu kimindir, inkar edenler pek yakında bileceklerdir.” Allah hileli düzenler kuranların olduğunu bildiriyor. Fakat diyor Allah, asıl düzen kuracak olan, tuzakların asıl sahibi olan Allah’tır, başka ayetlerde de Allah bunu belirtiyor. Allah’ın tuzağı galip gelecektir. Her iki tuzağı da yaratan Allah’tır ama öbür tuzak eksik olarak yaratılmıştır, eksik olarak kurulmuştur, asıl galip olan da Allah’ın tuzağıdır inşaAllah.

“İman edip salih amellerde bulunanlar, ne mutlu onlara. Varılacak yerin güzel olanı (onlarındır).” İşte iman edip sürekli olarak samimi amellerde bulunanlar, samimi olanlar, onlar inşaAllah Cennet’i hakkedecekler Ahirette.

“Böylece Biz seni, kendisinden önce nice ümmetler gelip-geçmiş olan bir ümmete (elçi olarak) gönderdik; sana vahyettiklerimizi onlara okuyasın diye. Oysa onlar Rahman'a nankörlük ediyorlar. De ki: “O, benim Rabbimdir, O'ndan başka İlah yoktur. Ben O'na tevekkül ettim ve son dönüş O'nadır.”Daha önce de Allah ümmetlerin gelip geçtiğini bildiriyor bu ümmetten önce. Allah Peygamberimizi (sav) elçi olarak gönderdiğini bildiriyor ve sana vahyettiklerimizi okuyasın diye. Vahyeden Allah onları okuması için gönderdiğini bildiriyor. Fakat onlar da Allah'a nankörlük ediyorlar. Yani bir insan iman etmemekle, inkar etmekle Allah'a karşı çok büyük nankörlük ediyorlar. Çünkü Allah'ın nimetlerini Allah genelleme yaparak bile sayamazsınız. Allah bizim için hayatı, ölümü yaratan, bütün dünyadaki nimetleri yaratan Allah'ı inkar etmek en büyük nankörlük, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Evet, maşaAllah.

 


Rad Suresi, 29, 32, 35-36 Ayetlerinin Tefsiri

 

Sayın Adnan Oktar'ın 19 Mart 2011 tarihli röportajından Ra'd Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım. Rad Suresi, 32 “Andolsun,” diyor Allah, yemin ediyor,  “senden önceki elçilerle de alay edildi, bunun üzerine Ben de o inkara sapanlara bir süre tanıdım,” yani “belirli bir vakit verdim” diyor Allah. “Sonra onları (kıskıvrak) yakalayıverdim. İşte nasıldı sonuçlandırma?” diyor Allah, soruyor. Yani müthiş bir sonuçlandırma oluyor diyor Allah. “İman edip salih amellerde bulunanlar, ne mutlu onlara.” Bakın önce Allah’a iman ediyor, samimi tavırlarda bulunuyor. Bütün hayatı samimi oluyor, her şeyi samimi oluyor, “ne mutlu onlara” diyor Allah. “Varılacak yerin güzel olanı (onlarındır).” Yani cenneti kastediyor Cenab-ı Allah. Bakın 36. ayet geçenlerde de okumuştum; “Kendilerine kitap verdiklerimiz,” yani Museviler ve Hristiyanlar, “sana indirilen dolayısıyla sevinirler.” Yani onlar, Kuran’ın inmesinden dolayı mutluluk duyarlar diyor Cenab-ı Allah. “Takva sahiplerine vadedilen cennet; onun altından ırmaklar akar, yemişleri ve gölgelikleri süreklidir. Bu korkup-sakınanların (mutlu) sonudur, inkar edenlerin sonu ise ateştir” diyor Allah, sürekli uyarıyor.